Yılbaşı Gecesi ve Sonrasında Beslenme

Bir yıl daha acısı ve tatlısı ile geride kaldı. Kimi için çok anlam taşımasa da, toplumun büyük bir bölümü için yeni radikal kararların alındığı önemli dönemlerden biridir yılbaşı.

“Yeni yıla nasıl girilirse, tüm yıl o şekilde geçer” gibi inancın hakim olduğu bir dünyada bazen sağlıktan daha da ön planda yer alan estetik kaygılar, yılbaşı günü yeni bir görünüme bürünme isteği kimilerinde yeni yılda da devamlılığını sürdürüyor. Fazla kilolardan ve yılbaşı günü hazırlanan sofralardan en az zararla kurtulmak da bunlardan biri. Abartılmışlığın en iyi örneklerinden biri olarak görünen bu sofralarda insanlar kilo almamak için neler yapmalılar?

Bir yıl daha acısı ve tatlısı ile geride kaldı. Kimi için çok anlam taşımasa da, toplumun büyük bir bölümü için yeni radikal kararların alındığı önemli dönemlerden biridir yılbaşı.

“Yeni yıla nasıl girilirse, tüm yıl o şekilde geçer” gibi inancın hakim olduğu bir dünyada bazen sağlıktan daha da ön planda yer alan estetik kaygılar, yılbaşı günü yeni bir görünüme bürünme isteği kimilerinde yeni yılda da devamlılığını sürdürüyor. Fazla kilolardan ve yılbaşı günü hazırlanan sofralardan en az zararla kurtulmak da bunlardan biri. Abartılmışlığın en iyi örneklerinden biri olarak görünen bu sofralarda insanlar kilo almamak için neler yapmalılar?

İlk olarak, “bugün de yiyeyim, yarın başlarım” psikolojisinden kurtulmak gerekir. Gerek evde gerek dışarıda, eni yıl nerede kutlanırsa kutlansın “bir gece istenildiği kadar yemek yemenin sorun yaratmayacağı” düşünülür. İşi daha da yokuşa sürmemek gerekir.

Zaten kış ayları süresince fiziksel aktivitenin kısıtlanması, havaların soğuması ile bazal metabolizma hızının yavaşlaması, bayram ve yılbaşı kutlamalarının yakın tarihlere denk gelmesi kilo alınması adına risk faktörleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bayram ziyaretlerinde ikram edilen besinleri ve yılbaşı gecesi için hazırlanacak o güzelim sofrayı da hesaba alırsak, obezite ve beraberinde 40’ı aşkın hastalık için davetiye çıkarılmış olmaktadır. Özellikle et, tatlı, hamur işleri, cips, kuruyemiş, meze ve alkol tüketiminin artması; buna karşılık sebze, meyve ve kurubaklagil tüketiminin azalması sıkıntıyı daha da artırmaktadır.

Çok çeşitli yiyeceklerin yer aldığı yılbaşı sofralarında fazla miktarda besin tüketilmesi sonucu gaz, şişkinlik, hazımsızlık gibi mide ve bağırsak sorunları ile daha sık karşılaşılmaktadır. Özellikle kronik hastalığı olan bireylerin bu gece yemek yerken daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Çok yağlı ve şekerli besinlerin tercih edilmesi, hazırlanan yiyeceklerin kısa bir zaman dilimi içerisinde tüketilmesi, alkollü içkilerin içilmesi ve yanında yenilen mezeler, kuruyemişler… sıkıntıyı daha da artırmaktadır. Yeni yıl sevincine gölge düşürmemek için gece boyunca yenilen besinlere dikkat etmekte fayda vardır. Yılbaşı akşamı çok fazla yiyerek mideyi doldurmamak gerekir. Mide gerginliği tansiyonunun yükselmesine, aşırı yemek sonrasında kalbe daha fazla yük binmesine ve kriz riskinin artmasına yol açmaktadır.

Yılbaşı sofrasında fazla yemek yiyebilmek için gün içerisinde öğün atlamak, aşırı besin alımından sonra gazlı içecek veya maden suyu içerek hazımsızlığın önlenebileceğini düşünmek yapılan yanlış davranışlardan sadece birkaçıdır. Halbuki bu özel gün öncesi ve sonrasında bazı ilkelere dikkat etmek yılın ilk gününü daha rahat geçirmeyi sağlayacaktır:

• 31 Aralık günü başta kahvaltı olmak üzere asla öğün atlanmamalı, sık aralıklarla ve azar azar beslenilmelidir.
• Akşam fazla yemek yenilebileceği düşünülerek, gün içerisinde nispeten düşük enerji içeren besinler tercih edilmelidir.
• Akşama doğru açık havada yapılacak 45 – 60 dakikalık yürüyüş veya kalbi çalıştıracak tarzda egzersizler metabolizmayı düzenlemeye yardımcı olacaktır.
• Yılbaşı sofrasına çok aç bir şekilde oturmamak adına, 1 – 2 saat öncesinde yoğurt, salata, meyve, çorba ve ekmek gibi düşük enerjili besinler tüketilmelidir. 
• Besinler geniş bir zaman diliminde çok iyi çiğnenerek yenilmelidir. Unutulmamalıdır ki, tat alma duyusu dildir. Mide değil!
• Gün içerisinde belirli aralıklarla bayanlar 10, erkekler 14 bardak (yaklaşık olarak saat başı 1 bardak) su içilmelidir.
• Yemekler kızartma, kavurma işlemleri yerine; haşlama, ızgara, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri ile hazırlanmalıdır.
• Alkol alınacaksa yemekle birlikte tercih edilmeli, yanında fazla yağlı meze ve kuruyemiş yenilmemelidir.
• Hindi, tavuk gibi etlerin derileri ve görünen yağları atılmalıdır.
• Şerbetli tatlılar yerine kabak tatlısı gibi hafif tatlılar tercih edilmelidir. Hatta bu tatlıların yapımı esnasında – enerji alımını azaltmak adına – yapay tatlandırıcıların toz formları kullanılabilir.
• Yeni yıla dışarıda girecek olanların “limitsiz meze ve içki” seçeneği sunan yerlerden uzak durması önerilmektedir. Kişi, gerektiğinde dur veya hayır diyebilmelidir. Maden suyu, ayran, alkolsüz meyve kokteyli, taze sıkılmış veya % 100 meyve suları tercih edilebilir. 
• Gece yarısından sonra çorbacıya gidilirse işkembe yerine, mercimek veya ezogelin gibi mideyi rahatlatacak çorbalar tercih edebilir.
• Yeni yılın ilk günü tatil de olsa, 8 – 9 saatten fazla uyunmamalıdır. Hatta 1 Ocak günü öğle ve akşam yemeğinde haşlanmış sebze, light yoğurt, çorba ve/veya esmer ekmek gibi mideyi fazla yormayacak besinler tercih edilmelidir. 
• Yılbaşı gecesi alınan enerjilerin en azından bir kısmını harcamak adına, yılın ilk gününde 60 – 90 dakika kadar tempolu yürüyüş yapılmalıdır.

Yeni yılın herkese sağlık, mutluluk ve barış getirmesini dilerim.

Turgay Köse

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: