Yıllar önceydi…

Yıllar önceydi…
Ne büyük bir heyecandı…
Seni görünce
Avuç içlerim terler, elimi kolumu nereye koyacağımı şaşırırdım.
Bakışlarına gökkuşağının bütün renklerini sığdırıp ok gibi fırlattığında şirazem kayar dilim dolaşır, konuşamaz, seni seviyorum demek için bin dereden su getirirdim.
Şimdi…
Bir gülüşün kaldı bende.
Hepsi o.
Yıllarca suya imza atmış boşa kürek çekmişim.
Bunu anlamam için meğer bir başka gemiye binmem gerekiyormuş.
Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar derler ya hani…
Görüyorum…
Avuç içleri terliyor…
heyecanından elini kolunu nereye koyacağını şaşırıyor, seni seviyorum demek istiyor, dili dolaşıyor konuşamıyor.
Hayat böyle bi şey işte…
kendin gibi düşünen kendi sevdiğin gibi seven biri karşına çıkmadığı sürece diğer yarını, yüreğinin ortağını aramaya devam edersin.
Umutsuzluğa kapılma…

Hz. Mevlana’nın da dediği gibi “Aradığın seni arayandır” Asla vazgeçme…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 + 2 =

%d blogcu bunu beğendi: