Suskunluğum

Camı açıyorum, yavaşça sabah yeli vuruyor yüzüme, ürperiyorum … Ama bu ürperme, ölüm aklıma geldiği zamanki kadar acıtmıyor canımı, bu rüzgar onun rüzgarı gibi alıp götürmüyor beni ,, benden …

 

Sarhoşum şimdi,,

Hayatın sunduğu aşk kadehlerini diklemekten…
Sarhoşum,,
Her sorana yol göstermekten…
Sarhoşum,,

Seni ararken kendimi kaybetmekten…
>>>><<<<
Hava aydınlanırken, gece kavuşurken gündüze, yine açıyorum defteri eski…

Okumamam gereken sayfalar okuyorum, dinlememem gereken şarkılar duyuyorum…
Deliyim şimdi,,
Tek taraflı yaşamaktan herşeyi…
Deliyim,,
Ezberledim dört duvardaki gölgeleri…
Deliyim,,
Deliliğim hayatın depreminde enkazda kalmış kalbimden…
>>>><<<<
Yine başlatıyorum oyunu, istemesemde! Buluyor yine, savaşıyor…

Aydınlanan gökyüzünden sızan ışığa bakıyorum, umut dolu, hava hala esiyor!
Durgunum şimdi,,
Hayatın yollarında yalandan adımlar atmaktan…
Durgunum,,
Beni soranlara sol yanımı anlatmaktan…
Durgunum,,
Durgunluğum anısızın kapıyı çalıveren, bilinmeyenden…
>>>><<<<
Kapım açık, yolun sonuna dalmış gözlerim, yanıp sönen yıldızlarla dans ediyor gözlerim…

Uzaklarda yıldız olur mu hiç?
İnanmıyorsan yakında olduklarına kalbini bir aç bak…

Suskunum şimdi,,
Her konuşmak istediğimde beni susturanlardan…
Suskunum,,
Hayatın sus mühürlerine müebbet bağlılıktan…
Suskunum,,,
Suskunluğum, kalbimin sesinde o iki kelimenin atmasından…
>>>><<<<
Geceyi karalık yapan nedir? Ayı döndüren güneşe…

Ayrılığı uzak kılan nedir? Sevgiyi döndüren aşka kalbinde…
Vurgunum şimdi,,
Uzaklarda yaşamış olmayı, uzaklaşmayı dilemekten…
Vurgunum,,
Aynalarda ben yerine hep seni görmekten…
Vurgunum,,
Vurgunluğum, senin için çarpan kalbin sesinden…
aLıntı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three × 3 =

%d blogcu bunu beğendi: