Konuş benimle

konuşbenimle

o küçük umutlar taşındılar bugün.

ağzından çıkan her yeni kelimede onlar da bir adım daha uzağıma düştü.

sen geçmişin hesaplaşmasını yaparken gizliden gizliye, ben geleceğe bakıp seni göremedim yanımda…

kendimi bile göremedim aslında.

kimbilir belki bir gün kurtulurum senden,

bir sabah olsun gözümü açabilirsem sana unuturum belki de…

hiç kavgamız gürültümüz olmadıki bizim, nefret edeyim, unutmak isteyeyim.

acıtmadın ki beni hiç,

gelmedin de gitmedin de,

sanki hep vardın, hep kaldın.

geçmişimden gelen tek insandın.

sanki sen olmasan tarihimi de yazamayacaktım.

oysa 28 koca yılın içinden sadece bir yılımı aldın.

sen gerçektin, ben yalandım

o yalanla büyüdüm, düştüm, kalktım

yaralandım…

kanadım, kanadıkça kanattım,

hırçınlaştım…

ben bir yoktum, bir vardım,

sen hep vardın…

küçüktüm, hep büyük gibi yaptım,

sen büyüktün, hep küçük gibi yaptın…

sonra bir gün ben büyüdüm dedim

o küçük adamı terkettim

meğer terkettiğim kendimmişim

biraz geç öğrendim…

şimdi gerçekten büyürken yanımda istemek seni çok mu bencilce ?

bir sabah olsun gözümü sana açmayı istemek

yaralar mı o adını bile bilmediğim başkasını

belki sen de bilmeyi istemezdin

benim yüzümden öğrendin

sahi benim yüzümden başka neler öğrendin?

konuş benimle, anlat,

kus içindekini ki umutlar yok olsunlar.

konuşulmayan herşey

bir umut taşırmış içinde

taşımasınlar…

umutlar taşınsınlar…

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı buraya girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir