İMKANSIZ VUSLAT

vuslat


Gözlerimin daldığı yerde geliyorsun aklıma.. Önce bir aaah çekip , sonra vay be diyorum… İsmin geliyor aklıma, olmuyor söyleyemiyorum. Sonra bir hüsran tüneline girip yüreğime indiriyorum…

Sana kavuşmak, bir rüyanın gerçekleşmesini istemek kadar zor, senin benimle kavuşmanı arzulamak, son hızla gelen trene dur demek kadar saçma…

Bazen gece yarılarında, bazen uykuda, bazen olmadık yerlerde geliyorsun aklıma… Ben bu halde aynadaki yüze gülüyorm..

Seni unutmanın zor, sana kavuşmanın da imkansız olduğunu biliyor ve bunun içinde Leyla gibi meded Ya Rabbim diyorum..!

Sen gözümde bir hayal, bense o hayale gerçek gözüyle bakan derbeder aciz…Amansız dertlerle boğuşurken, ben biliyorum benden haberdarsın sen..!

Senin kokunu getirse uzaklardan bir rüzgâr, onu bir yol diye kabul ederim diyarıma Ey Yar..!

Şubat soğuğunda kocaman bir volkan, Ağustosun ortasında buz dağı, her zaman örülüyor ufkumda buram buram bir hasret ağı…

Sensiz senem “ayrılık”, ayım “mutsuzluk”, haftam “hasret”, günüm “ızdırab”, saatlerim “sabır”, dostum “dört duvar”, düşmanım amansız nefsim…

Ne geçen zamanda oh diyebileceğim, ne de gelecek zamanda beni kurtarabilecek bir amelim var..! Söylesene ey yar, sensiz dünya neden bu kadar dar..!

Ruhum dar ağacındaki can kadar sıkıntıda, bedenim bir dal gibi zayıf fırtınanın kolunda, yüreğim amansız bir korkunun girdabında..!

Kurtulamıyorum şu cehennem fedâisi nefsimin elinden. Dur deyip tokat atamıyorum… Bazen kimselerin duymadığı bir çığlık atıyorum, ama ne fayda…Dönüyor dolaşıyor, bir tokat gibi ansızın yüreğime iniyor…

ZEHRA…

Latest posts by ygafmin (see all)

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: