Bir sevdanın yok oluşu

 

Ne dedin de yapmadım imkânım dahilinde,
Bir tek canım elimde kaldı diye mi küstün.
Küsmeseydin dünyanın en temiz sahilinde,
Dikerdim heykelini, dikkat çekerdi büstün,
Ey gafil, nazarımda sendin her şeyden üstün!

Bir yok oluş masalı uydurmadan bu aşka,
Mânasını çöz önce sevgi ile barışın.
Kızma hiç sözlerime, sonsuz hüsrandan başka,
Mağlubu sen olursun nefret denen yarışın,
Mahşere kalır bence hayaline varışın.

Günlerdir yalvarışım gidiyorsa hoşuna,
Usul usul toparla tarağını, tasını.
Sanki muhtacım gibi teskin etme boşuna,
Sapladığın hançerin sildin mi ki pasını,
Birde tutma diyorsun bu sevdanın yasını.

Odamdaki her eşya üzerime yürüdü,
Kalmadı akıl bende, bilmem neye şaşayım.
Canlı olanlarınsa gözünü kan bürüdü,
Sardı çevremi dehşet, zulmünle baş başayım,
Böylesi ızdırabı, söyle nasıl aşayım.

Karamsarlık yaratan kaç bin mahlukat varsa,
Konakladı ruhumda hep kafile kafile.
Maziye hapsettiğim isyankâr duygularsa,
Hürriyete kavuştu, çıkardığın af ile,
Gem vurmak zor onlara, yalvarsam da nafile.

Abdullah Ataş

Sayfayı Arkadaşına Gönder.
Arkadaşınızın E-postası
Mesajınızı girin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir