Al ve Git…!

 

Al ve Git…!

 
Aşka dair, sana dair ne varsa alıp git.
Kalmasınlar bende. Kalanlara yüreğim dayanmıyor.
Giderken götürdün her şeyi.
Kırıntılarını bana bırakma.
Ardında bıraktığın yıkıntıyla beraber onları da al ve git.
Bir daha görmemecesine çık hayatımdan.
Gezdiğim sokaklardan izlerini sil.
Buğulu gözlerinin gizemini al gözlerimden.
Çalan telefonlarda sesinin tınısını çekip al ve git.
 
Bak! Baktığım çerçevedeki boşluktasın hala. Onu da al.
Aynadaki yansımam da gördüm seni. Aynalara küstüm sen gideli.
 
Begonyaların eskisi gibi değiller. Renkleri hiç olmadıkları kadar soluk… Onlarda nefes almayı kestiler.
Onlara elleme olur mu?
Yok, onları da al.
Her baktığında beni hatırla. Onlardan farksız olmadığımı gör. Bende artık gülümsemiyorum, olarında sana gülümsemediği gibi.
Köşe de duran kırmızı koltuğu da al. Oraya bakmaya korkuyorum hep. O en masum bakışınla baktığın o an geliyor, bir film karesi gibi.
İçim ürperdi. Sıcaklığını hissettim ellerimde. Sımsıkı tuttun bir an.
İçimdeki ben öyle sarılmak istedi ki sana. Diğer ben geriledi bir adım öteye.
İçimdeki seni de al ve git.
Her esişte gelen toprak kokunu da götür.
Sonbaharla gelen hüznü, ilkbaharın cıvıltısını da al. Kışın dayanılmaz sertliğini bırak geride bana.
Kast katı kesilinceye kadar kapat beni bir odaya. Tüm hücrelerimden arınıncaya kadar bırak öylece.
Bırak ki… Unutsun seni bu yaşayan benden. Varlığınla yokluğun arasında kaybolmadan.
Ruhumun en derinlerinden gelen sesleri sustur.
Tüket kelimeleri. Karışsınlar birbirine. Bir araya gelemesinler, seni anlatmasınlar bana.
Çalan namelerde olmasın senin adın. Ağlayan namelerimi de al ve git.
Geçmesin bir cümle de o üç harfle birleşen kelime.
Benim için öldür hepsini. Tıpkı beni yaşayan ölüye çevirdiğin gibi…
Karşıma çıkma bir yerlerde. Dayanamam bu ayrı düşmüşlüğe.
Kaldıramaz bunu bu yürek. Yığılıp gider bilinmezliğe.
İçimde yatan tek sevgi parçamı da al. Paramparça olan bir kalp de bırakma geride. Ne işe yayar ki sensiz atan bir kalp.
Oysaki ben, seni sensin diye sevmişim.
Sıcacık nefesini, minicik yüreğini sevmişim.
Her şeymiş senle olmak.
Senle konuşmak her şeymiş. Senle koşmak senle düşmek…
Senle haykırmak tüm güzelliklere…
Cümlelerim senle anlamlıymış. Senle yaşatmışım harflerin gücünü. Tüm hâkimi senmişsin.
Tıpkı kalbimin, tüm beliğim gibi. Hepsi senmişsin.
Senle başlıyor cümleler, senle bitiyor tüm hikâyeler. Seni sayıklıyorum her hece de.
Kelimelerimi sil al, kopar at bir çöp bidonuna. Kurtulayım hepsinden. Unutayım seni.
Hayır dur! Bekle lütfen!
Öyle demek istemedim ben. SENSİZLİK ZOR BANA.
Bırak her şeyi olduğu gibi yanımda.
Beni al. Götür beni sensizliğin zor olamadığı bir diyara.
Sonsuzlukla buluşuruz belki.
Evvel zaman masallarında anlatılır dillere destan, seslenişleriyle.
Sensizliktense al canımı götür beni de yanında.
Belki buluşuruz bilinmez caddenin, kim bilir sokağındaki, sevgi yuvasında…
 
Tuba Atmr.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: