İstanbul Destanı

İstanbul Destanı
 
…var ki İSTANBUL /…yok ki İSTANBUL

Sana bilmem hangi yönden bakayım 
Gece başka gündüz başka güzelsin
Kâinatta eşsiz tek ve özelsin 
Çağlar değiştirdi sevdan İSTANBUL

Efendimiz malum ezelden tanır 
Binlercesi şehrin can kıskanır
Sinende yaşayan cennettir sanır 
Cihanda emsalin yok ki İSTANBUL

Kalbini son defa fethedenlere 
Elveda deyip de gitmeyenlere
İmkân bulamayıp gelmeyenlere 
Engin hoşgörünle kızma İSTANBUL

Kâbe-i ziyaretgâhların vardır 
Şühedadan namazgâhların yardır
Âlem-i insanlar çok arzu-dardır 
Sevenin koynunda sar ki İSTANBUL

Köklü medeniyetlerin evisin 
Tarihler boyunca ananevisin
Mukaddesatını yâd el de bilsin 
Sırr-ı nikabını aç ki İSTANBUL

Her dinin mensubu ibadet eder 
Havra Kilise ve Cami’ye gider
O insanlar gönül diliyle ne der 
Sessiz niyetleri duy ki İSTANBUL

Tüm insanlar âlâ şeyler yazmışlar 
Anlatacak bir söz bırakmamışlar
Nesillere misal hep taşımışlar 
Ölçülmez değerin var ki İSTANBUL

Arz ile deniz ve mehtap bakıyor 
Gerçek yıldızlardan taçlar takıyor
Her gönülde sevdan ataş yakıyor 
Türlü dillerdesin bil ki İSTANBUL

Elbet ben de bir gün gelir geçerim 
İlahi yasaya ben de naçarım
Yardan ya da senden vaz mı geçerim? 
Bir eser de benden al ki İSTANBUL

Çınlar Cami’lerden ezan(ı)salası 
Yıkar nefisleri def-i belası
Zeki’midir sanki tek müptelası 
Eyyüb Sultan başta say ki İSTANBUL

İSTANBUL 
Zeki İ.KIZILIŞIK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: