Biberon

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı – Sosyal Pediyatri Ünitesi
Bebeklerimizin yalnızca yarısı ilk bir saat içinde emzirilmektedir. 0-3 aylık bebeklerimizden yalnızca %9,4’ü tek başına anne sütü almaktadır.
 Biberon emmesi ile anne memesinin emzirilmesi farklıdır. Biberonun içindeki mama/su biberonun emziğinin emilmesi ile bebeğin ağzına dolar. Biberon emen çocuğun bir çaba sarf etmesine gerek yoktur.

Anne memesini emen çocuk yalnızca meme ucunu değil, areolanın büyük bir kısmını ağzının içine alır ve dilini areolanın altına uzatır. İçi sütle dolu lakteferöz sinüslerin çoğu areola bölgesindedir. Bebek dili ile bu kanalları sağar ve ağzına dolan sütü yutar. İçinde ister mama, ister su olsun  yaşamın ilk günlerinde biberon verilen bebekler (bir kez bile verilse) memeden de biberon gibi emmeye çalışırlar. Bu bebekler yalnızca meme başını emerler ve dilleri ile sağma işlemi yapmazlar. Bu duruma meme başı şaşkınlığı denilmektedir. Çocuk yalnızca annenin meme başını emdiği için memeyi boşaltamaz, süt gelmediği için huzursuz olur. Çocuğun huzursuz olması anneye yeterli sütünün olmadığını (yalancı süt yetersizliği) düşündürür. Bebeğin etkisiz emdiği durumlarda memeler sürekli şiş ve gergindir. Yalnızca meme başının emilmesi nedeni ile meme ucunda zedelenme ve çatlaklar da oluşur. Daha çok biberon kullanılmaya başlanır. Bebek rahata alıştığı için anne memesini bir daha almak istemez. Anne de sütünün yetersiz olduğunu düşünerek ve meme başı sorunları nedeni ile emzirmeyi sürdürmek istemez.
 Anne sütü ise her zaman ve her yerde hazır durumdadır. Bebeğin beklemesine gerek yoktur. Bu nedenle emzirilen çocuklar huzurludur. Bebek için “emme” yalnızca karnının doyurması değildir. Aynı zamanda anne ve bebek arasındaki ikili ilişkinin tam olarak gelişmesini sağlar. İlk bir yaş içinde her istediği anda annesini yanında bulan ve emzirilen çocuklarda, temel güven duygusu gelişir.
 Biberon ile beslemede, beslenme süresi boyunca verilen mamanın içeriği aynıdır. Bununla birlikte anne sütünün en önemli özelliği yaşayan bir sıvı özelliği göstermesidir. İçeriği sabit olmayıp çocuğunun yaşına, fizyolojik durumuna uygun bir değişim gösterir. Emzirme döneminin başında ya da sonunda olmasına göre anne sütünün içeriği değişir. Emzirme döneminin başındaki süt suludur. Emzirme döneminin sonundaki süt ise yağlıdır, bebeğe doygunluk hissi verir. Bebek anne göğsünü gereksinimi kadar emer, biberon ile beslemede ise annesinin almasını düşündüğü kadar almak zorundadır. Anne sütü ile beslenen bebeklerde obezite daha az görüldüğü bilinmektedir. Anne sütü ile beslenmede ileri yaşlarda obezite, koroner kalp hastalıkları, tip I diyabet mellitus, celiac hastalığı gelişme riski daha azdır.
 Anne sütü yalnızca en ideal besleyici değil aynı zamanda en ekonomik beslenme yoludur. Biberonun temizlenmesi çok zordur ve bebekler için enfeksiyon kaynağı oluşturur. Biberon ile beslenen bebeklerde ishalli hastalıklar sık görülmektedir. Emzirmeden önce anne göğsünün temizlenmesine gerek yoktur. Her koşulda verilebilir, Mikrop bulaşması sorunu yoktur. Emzirdikten sonra da annenin bir miktar sütünü sıkıp göğüs uçlarına sürmesi temizlik için yeterlidir. Herhangi bir pomat kullanmaya gerek yoktur. Emzirme öncesi annenin yalnızca el yıkaması gerekmektedir. Çalışan anneler, anne sütünü sağarak eve bırakılabilir ve anne evde olmadığı zaman bebeğe kendi anne sütü verilebilir. Anne sütü buzdolabında 24 saat, oda ısısında sekiz saat saklanabilir. İnek sütü ise oda ısısında iki saatte bozulur. Bu sağılan anne sütünün de biberonla değil, kaşık ile verilmesi gerekmektedir. Kaşığın temizlenmesi kolaydır ve meme başı şaşkınlığı yaratmaz. Bebeklerin kaşık ile almadığı durumlarda fincan kullanılabilir. Bebek yarı oturur pozisyonda iken, bebeğin alt dudağına içinde mama bulunan fincan yaklaştırılır. Bebek dili ile fincanın kenarından mamayı alır. Bebeğin ağzına hiçbir zaman mama dökülmemelidir.
 Emzirmenin üstünlükleri tartışılmaz olduğunun bilinmesine karşın biberon kullanımının halen yaygın olması düşündürücüdür. Hastanelerimizin tamamının “bebek dostu hastane” olması emzirmenin yaygınlaşmasını sağlayacaktır.

 

Hazırlayan: Doç. Dr. Songül Yalçın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: