|
||||||||||||||
|
|
|
Küçük çocuk deniz kenarında gördüğü yassı taşın güzelliğine hayran olmuştu. Mutlaka bir mücevherdi bulduğu. Rüyalarını süsleyen bisiklete kavuşmak için elindeki taşı satmalıydı. Bir kuyumcuya gitti. Dükkân sahibine: “Bu pırlantayı deniz kenarında buldum. Eğer isterseniz size satarım.” dedi. Adam taşa uzaktan bir göz atıp: “O sadece basit bir çakmak taşı bütün sahil o taşlarla doludur.” dedi. “Hayır!” diye atıldı küçük çocuk. “İsterseniz ıslatın ne kadar parladığını göreceksiniz.” dedi. O sırada dükkânda bulunan bir kadın: “Tam aradığım şey!” diye gülümsedi. “Onu bana satar mısın?” Küçük çocuk sevindi. Verilen para ise aklını başından almıştı. Defalarca teşekkür ettikten sonra koşarak uzaklaştı. Dükkân sahibi hayret içerisinde: “Satın aldığınız şey basit bir taştır.” dedi. Kadın kendi pırlantalarına bakarak: “Zannetmiyorum!” dedi. “O taş bence bunlardan çok değerli. Çünkü bu taş küçük bir çocuğun ümidini taşıyor.” |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





